"Su Hayattır, Ama Makinanız İçin Değil"        

Atık Yağ & Ekoloji

Soru : Atık madeni yağ nedir?

Cevap : Atık madeni yağ faydalı kullanım ömrünü tamamlayarak atık haline dönüşmüş olan madeni yağlar için kullanılır. Örnek olarak, kullanılmış benzinli motor, dizel motor, şanzıman ve diferansiyel, transmisyon, gres ve diğer özel taşıt yağları ile hidrolik sistem, türbin ve kompresör, kızak, açık-kapalı dişli, sirkülasyon, metal kesme ve işleme, metal çekme, tekstil, ısıl işlem, ısı transfer, izolasyon ve koruyucu, trafo, kalıp, buhar silindir, pnömatik sistem, gıda ve ilaç endüstrisi, kağıt makinesi, yatak ve diğer özel endüstriyel yağlar ve endüstriyel gresler, kalınlaştırıcı, koruyucu, temizleyici ve benzeri özel müstahzarları ve kullanıma uygun olmayan yağ ürünler verilebilir.

Soru : Atık yağların çevre ve insan sağlığı açısından tehlikeleri nelerdir?

Cevap : Atık madeni yağlar ekotoksik özelliğe sahiptir. Doğaya gelişigüzel atıldığında kalıcı ekolojik zararlara neden olur. Su, toprak ve hava kirliliğine yol açarak çevreye ve insan sağlığına zarar verir.

Atık yağlar; deterjanlar, fosfat gibi kirleticilerin yanı sıra kullanıldığı yere bağlı olarak değişen miktarlarda kurşun, çinko, baryum, kadmiyum, civa, krom, arsenik ve vanadyum gibi ağır metaller içerebilir, atık madeni yağların, içerdikleri ağır metaller ve bozunmuş kimyasal yapıları nedeniyle biyolojik arıtma tekniği ile faaliyet gösteren evsel atıksu arıtma tesislerinde arıtmak zordur. Bu tip atıklar için kimyasal arıtmanın yanı sıra biyolojik arıtma teknikleri de kullanılmalıdır.

Atık motor yağları toprağa ve suya dökülmemeli ve kontrolsüz ortamlarda yakılmamalıdır!

Suya etkisi: Su yollarına dökülen atık yağlar, suyun üzerinde güneş ışığını engelleyen bir tabaka oluşturarak, fotosentezi azaltır ve oksijen döngüsünü bozan ve yağı besin kaynağı olarak kullanan mikroorganizmaların üremesini ve büyümesini sağlayan oksijen geri beslemesini önler. Buna bağlı olarak su ortamındaki besin zincirinde yer alan balıkların, kabukluların ve diğer mikroorganizmaların ihtiyacı olan oksijen tüketilir.

Toprağa dökülen atık yağlar yeraltı sularına karışır.

1 litre atık motor yağı 800 bin litre içme suyunu kullanılamaz hale getirir.

Çöpe dökülen atık yağlar; çöp depolama alanında oluşan sızıntı suyunda yoğun bir kirlilik yükü oluşturur, sızıntı suyunun arıtımını daha da güçleştirir. Kanalizasyon borusunda dökülürse kanalizasyon borularını ve fosseptik çukurları tahrip eder.

Toprağa etkisi: Toprağa dökülen atık yağlar, bitkileri tahrip eder, toprak ürünlerinin azalmasına neden olur. Kullanılmış yağ yüksek miktarda kurşun, arsenik, kadmiyum, krom gibi ağır metaller içerebilir ve toprakta birikebilir. Bitkiler, yüksek konsantrasyondaki ağır metalleri absorbe ederler. Bitkiler atık yağda kirlenmiş toprakta gelişemezler. Topraktaki besin zincirinde birikerek insanların zehirlenmesine dahi neden olur.

Havaya Etkisi: Atık yağların, kontrolsüz ortamlarda yakılması insan sağlığı açısından ciddi zararlara neden olan kükürt, klorür ve ağır metaller vb. kirleticilerin oluşmasına sebep olur.

Soru : Yetkili servisiz / akaryakıt istasyonuyuz, yağ değişimi sonucunda biriken atık motor yağlarını hiçbir yere dökmüyoruz, serviste ısınmak için yakıyoruz, buna devam edebilirmiyiz ?

Cevap : Hayır devam edemezsiniz. Her şeyden önce bu insan sağlığı açısından son derece zararlıdır. Atık yağların içinde bulunabilecek zararlı kimyasallar ve ağır metallerin insan sağlığı için doğrudan bir tehdit oluşturduğu bilinmektedir. Bu nedenle atık madeni yağların bertarafı için önce kategori testi yapılmaktadır.

30 Temmuz 2008 tarihli yönetmeliğe göre atık motor yağları ulusal atık formu doldurularak motor yağı üreticisi veya Yetkilendirilmiş Kuruluşlar vasıtasıyla taşıtılarak kategorilerine göre Lisanslı İşleme / Bertaraf tesislerinde baz yağ veya enerji olarak geri kazanılır veya bertaraf ettirilir. Bu uygulamanın dışında hareket edenler Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılacaklardır.

Soru : Yetkili servisiz / akaryakıt istasyonuyuz, yağ değişimi sonucunda biriken atık motor yağlarını, eskiden beri, bunları toplayan kişilere satıyoruz buna devam edebilirmiyiz ?

Cevap : Hayır devam edemezsiniz. Atık motor yağları ancak motor yağı üreticisi veya Yetkilendirilmiş kuruluşlarca toplanabilir. Aksine davrananlar Çevre Kanunu hükümlerine göre cezalandırılacaklardır.

Soru : Yetkili servisiz / akaryakıt istasyonuyuz, yağ değişimi sonucunda biriken atık motor yağlarını nerede depolayabiliriz?

Cevap : Atık motor yağlarının konteynerlerinin hacmi en az 200 lt ve en fazla 1250 lt olmalı, tanklar yağmur suyundan korunmalıdır. Tanklar kırmızı renkli olmalı, üzerinde bulundukları zemin geçirimsiz olmalı ve üzerlerinde Atık Yağ ibaresi bulunmalıdır. Tankların etrafı kimsenin yaklaşmaması için muhafaza altına alınmalı, dökülmeye ve yangına karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Bu amaçla, atık yağların çevreye dökülmesine engel olacak, taşınabilir nitelikte, uygun koruyucu konteynerlar veya hasar görmemiş variller kullanılabilir.

Soru : Fabrikamızda kullandığımız ve ömrü dolmuş yağlama yağlarını bir tankta toplayıp bu yağları toplayan kişilere satıyoruz bu uygulamayı değiştirmemiz gerekiyor mu ?

Cevap : Yeni yönetmelikle, atık yağın bertarafından atık yağ üreticisi (elinde atık yağ bulunduran) sorumludur, bunun için öncelikle atık yağların analizini yetkili bir laboratuarda yaptırarak, yönetmeliğin ekinde verilen (Ek-1) kriterler doğrultusunda kategorilere ayırmak ve atık yağları kategorilerine göre ayrı ayrı toplamak gerekmektedir. Toplanan bu atık yağları kategorilerine göre geri kazanılmasını sağlamak / bertaraf etmek veya ettirmek atık yağ üreticisinin sorumluluğundadır. Atık yağ üreticisi her yıl, bir önceki yıl ürettiği atık yağlarla ilgili olarak Ek-2 formunu doldurarak bakanlığa vermek zorundadır. Atık yağlar ulusal atık formu doldurularak, lisanslı taşıyıcılar vasıtasıyla lisanslı geri kazanım / bertaraf tesislerine bertaraf ettirilecektir.

Atık yağların geçici olarak depolanacağı tankların / konteynerlerin üzerinde gösterge ve aşırı dolmayı önleyecek tertibat olmalıdır. Bu tanklar kırmızı renkli olmalı ve üzerlerinde atık yağ ibaresi ile atık yağın kategorisini gösterir bir yazı bulunmalıdır. Atık tankı en az 25 cm geçirimsiz ve betonarme zeminin üstünde bulunmalı ve dökülmelere karşı gerekli tedbirler alınmış olmalıdır.

Soru : Atık motor yağlarımızı Yönetmeliğe göre nereye vermemiz doğrudur?

Cevap : Atık motor yağınızı ancak Yetkilendirilmiş Kuruluşa veya Motor Yağını üreten firmaya verebilirsiniz. Bu yasal bir zorunluluktur.

Soru : Yağlarımızı ücret karşılığı satın almak isteyenler var. Siz neden bedelsiz alıyorsunuz?

Cevap : Atık motor yağlarını yasal olmamasına rağmen motor yağı üreticileri veya Yetkilendirilmiş Kuruluşlar dışında toplayan ve atık motor yağları için bedel teklif edenler bulunmaktadır. Bu durum Yönetmeliğe aykırıdır. Yasak olmasına rağmen toplanan bu atık yağlar yaygın olarak kalıp yağlamada, ısınma amaçlı olarak araç servislerinde, seralarda ve ekmek fırınlarında veya akaryakıta karıştırılarak araçlarda kullanılmaktadır. Senelerdir süregelen bir alışkanlık ve aşırı talep atık motor yağlarının alınıp satılması ile ilgili bir piyasasının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Tekrar hatırlatmak isteriz ki bu türden uygulamalar Yönetmeliğe aykırıdır.

Bununla beraber esasen atık motor yağının toplanması taşınması ve lisanslı tesise teslimi süreçleri Yönetmelik esasları çerçevesinde yapıldığında maliyetli bir iş olmanın yansıra, taşınan yükün bir özel atık statüsünde olması sebebi ile de özenle ele alınması gerekmektedir. Elinde bulunan atık motor yağını Yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde bertaraf ettirmekle yükümlü bulunan atık motor yağı üreticisinden bu aldığı hizmet için bedel talep edilmemekte ancak atık üreticisi atığı için bedel almak istemektedir. Servisin elinde bulunan bir atıktır ve yasalar çerçevesinde işlem görmelidir. Bu nedenlerle atık üreticisine herhangi bir bedel ödenmesi mümkün değildir.

Soru : Atık Yağlarla ilgili yürürlükteki hangi mevzuat kapsamındadır ?

Cevap : 21 Ocak 2004’e kadar Atık Yağlarla ilgili olarak hiçbir kontrol ve kısıtlama yoktu, bu tarihte çıkartılan “Atık Yağların Kontrolu” yönetmeliği ilk defa bu konuda yasal düzenlemeler getirmiştir. Atık yağların toplanması, taşınması, enerji-ürün olarak geri kazanımı veya nihai bertarafı ile ilgili ana mevzuatlar aşağıda verilmiştir.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yayınlanan;

11 Ağustos 1983 tarih 18132 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2872 Sayılı Çevre Kanunu (26.04.2006 Tarih ve 5491 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler işlenmiş)

22 Haziran 2005 tarih 25853 sayılı Atıkların Ek Yakıt Olarak Kullanılmasında Uyulacak Genel Kurallar Hakkında Tebliğ

14 Mart 2005 tarih ve 25755 sayılı Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliğ

5 Temmuz 2008 tarih ve 26927 sayılı Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik

30 Temmuz 2008 tarih ve 26952 sayılı Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği

Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayınlanan;

31 Mart 2007 tarih 26479 sayılı Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik

Soru : Yeni Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin getirdiği uygulama ve hükümler nelerdir ?

Cevap : Öncelikle atık motor yağlarının toplanması yükümlülüğü ve yetkisi, motor yağı üreticileri veya bunların yetkilendirdiği kuruluşlara verilmiştir. Bunlar dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından atık motor yağlarının toplanması yasaklanmıştır.

İşletmelere, kullandıkları yağ türlerini değiştirmemeleri kaydıyla bir defa test yaptırma yükümlülüğü getirilmiştir. Yetkilendirilmiş kuruluşların, işleme veya bertaraf tesislerinin atık motor yağlarını periyodik olarak test ettirdiği durumlarda, atık üreticilerinin tekrar test yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Atık yağların tekrar değerlendirilmesi ile ilgili olarak yapılan çalışmalar, “İşleme” olarak tanımlanmıştır. “Geri Kazanım Tesisi” ifadesi yerine “Atık Yağ Rafinasyon ve Rejenerasyon” Tesisi ifadesi kullanılmıştır. Bu tesislere rafinasyon ve rejenerasyon sonucunda baz yağ spesifikasyonunda ürün imal etme yükümlülüğü getirilmiştir. Atık yağ rafinasyon ve rejenerasyon tanımları, ilgili AB direktifi (75/439/EEC Waste Oil) ile uyumlu hale getirilmiştir.

Atık Yağ Beyan Formu’nda yapılan düzenleme ile tüm atık yağ üreticilerine her yılın Şubat ayı sonuna kadar bir önceki yıl ürettikleri atıklarını beyan etme yükümlülüğü getirilmiştir.

Motor yağı üreticilerinin atık motor yağlarını toplama ve beyan yükümlüğü devam ediyor olmakla birlikte kota uygulaması kaldırılmıştır. Ek-3 Kota Müracaat Formu’nun adı Ek-3 Yağ Beyan Formu olarak revize edilerek bu kapsamda sadece motor yağı değil diğer yağları da her yıl Şubat ayı sonuna kadar Bakanlığa beyan etme yükümlülüğü getirilmiştir.

Atık yağ taşıma araçlarının şehir içi hareketlerinin kolaylaştırılması için il çevre ve orman müdürlüklerine ve belediyelere görev ve yetki verilmiştir.

5 Temmuz 2008 tarihli Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik atıkların kategorisine uygun en yakın lisanslı işleme ve bertaraf tesisine taşınmasını zorunlu kılmaktadır.

Atık yağ taşıma araçları ile yapılan düzenlemeler kapsamında; atık yağ taşıma araçlarına on yaş sınırlaması; araçlarda sayaç olması zorunluluğu; atık yağ döküntü temizleme kiti; acil durum talimatı; bulundurma ve mevcut lisanslı araçlar için bu şartların en geç 30 Temmuz 2009 tarihine kadar tamamlanması zorunluluğu getirilmiştir.

Atık yağ rafinasyon ve rejenerasyon tesislerinin lisanslandırılmasında TÜPRAŞ ve Üniversite Teknik Raporu şartı kaldırılarak, yerine EPDK Lisanslandırma Prosedürü uygulamaya alınmıştır.

Soru : Yönetmeliğe göre atık motor yağı üreticilerinin (elinde atık motor yağı bulunduranlar “Araç servisleri, yağ değişim üniteleri” ) yükümlükleri nelerdir?

Cevap : Yönetmeliğin 13. Maddesi hükümleri gereğince atık motor yağlarının toplanması yükümlülüğü ve yetkisi, motor yağı üreticileri veya Yetkilendirilmiş Kuruluşlara verilmiştir. Bunlar dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından toplanması yasaklanmıştır. Bu maddenin ihlali halinde önemli ceza yükümlülüğü doğabilmektedir.

Atık Motor Yağı Üreticileri (Araç Servisleri, Akaryakıt İstasyonu vb. araç motor yağı değişimi yapılan yerler) ;

    • Atık yağları kategorilerine göre ayrı ayrı geçirimsiz zemin üzerine yerleştirilmiş kırmızı renkli, hacmi en az 200 lt ve en fazla 1250 lt olan, üzerinde “Atık Yağ” ibaresi yer alan ve yağmur suyundan korunan tank/ konteynerler içinde toplamak, bu tankların içine su, benzin, fuel-oil, boya, deterjan, solvent, antifiriz ve motorin gibi herhangi yabancı bir madde karıştırmamakla,

    • Atık yağların tesis dışına taşınması durumunda Ulusal Atık Taşıma Formunu doldurmak ve atık yağları yalnızca lisans almış taşıyıcılar vasıtasıyla lisanslı işleme ve bertaraf tesislerine göndermek ve atık teslimatı sırasında düzenlenen Ulusal Atık Taşıma Formu yeşil nüshasını teslimatı müteakip derhal İl Çevre Müdürlüğüne göndermekle,

    • Yönetmeliğin EK-2’sinde yer alan Atık Yağ Beyan Formunu doldurarak takip eden bir sonraki yılın Şubat ayı sonuna kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne beyan etmekle

yükümlüdürler.

Soru : Geçen yıl kategori testi yaptıran işletme bu testi her yıl yenilemeli midir?

Cevap : Kategori belirlemek amacı ile yaptırılan testin işletmede kullanılan yağ türünün değişmiyor olması kaydıyla bir defa yaptırılması yeterlidir. Atık yağlarının toplama ve bertarafını Yetkilendirilmiş kuruluşlar, işleme veya bertaraf tesisleri tarafından yaptırılan atık yağ üreticileri tekrar bir analiz yaptırmaya gerek olmadan Yetkilendirilmiş kuruluş, işleme veya bertaraf tesislerinin yaptırmış olduğu analizleri kullanabilirler.

Soru : Yönetmeliğe aykırı uygulamaların cezası var mıdır?

Cevap : Atık yağlarının Çevre ve Orman Bakanlığınca yayınlanan Yönetmeliğe aykırı bir şekilde satılması, yakılması veya imha edilmesi yönetmelikle yasaklanmış olup aksi uygulamalar; 9/8/1983 tarih, 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 12. ve 26. maddelerinde belirtilen hükümler çerçevesinde 3 milyon 466 bin Yeni Türk Lirası’na varan miktarda idari para cezası, 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

Çevre Kanunu’nda Belirtilen Cezaları hava, su, toprak kirliği ve atıklara verilen cezalar şeklinde gruplamak mümkündür.

Hava Kirliliğine İlişkin Cezalar

Motorlu taşıtlara verilecek cezalar

Kanunun ek 4’üncü maddesi uyarınca emisyon ölçümü yaptırmayan motorlu taşıt sahiplerine 577 Yeni Türk Lirası, yönetmeliklerle belirlenen standartlara aykırı emisyona sebep olan motorlu taşıt sahiplerine 1.155 Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. (Madde 20/a)

Su Kirliliğine İlişkin Cezalar

Tesislere verilecek cezalar

b) İçme ve kullanma sularında

Çevre Kanunu’nun 9’uncu maddesi uyarınca belirlenen koruma esaslarına aykırı olarak içme ve kullanma suyu koruma alanlarına, kaynağın kendisine ve bu kaynağı besleyen yerüstü ve yeraltı sularına, sulama ve drenaj kanallarına atık boşaltanlara 55.469 Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. (Madde 20/n/Birinci paragraf)

Toprak Kirliliğine İlişkin Cezalar

Atıkları toprağa verenlere uygulanacak cezalar

Tesislere verilecek cezalar

Kanunda ve yönetmelikte öngörülen yasaklara veya standartlara aykırı olarak veya önlemleri almadan atıkları toprağa verenlere 27.734 Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. (Madde 20/j/Birinci paragraf)

Atıklara İlişkin Cezalar

Tehlikeli atıklara ilişkin cezalar

Gerçek Kişiler

Çevre Kanunu’nda ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara 115.561 Yeni Türk Lirası’ndan 1.155.616 Yeni Türk Lirası’na kadar idarî para cezası verilir. (Madde 20/v)

Kurum, kuruluş ve işletmeler (22/6/206 tarihli ve 26206 sayılı Resmi Gazete’de değiş.) (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerindeki cezalar kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir. (Madde 20/İkinci fıkra)

Tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırmayanlara verilecek cezalar: Tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafı faaliyetlerinde bulunup da, mesleki faaliyetleri nedeniyle oluşacak bir kaza dolayısıyla üçüncü şahıslara verebilecekleri zararlara karşı tehlikeli atık mali sorumluluk sigortasını yaptırmayanlara 27.734 Türk Lirası idarî para cezası verilir. (Madde 20/p)

Adlî nitelikteki cezalar(1) Madde 26 – (Değişik: 26/4/2006 – 5491/18 md.)

Bu kanunun 12’nci maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümleri uygulanır.

Soru : Yeni yönetmeliğin çevresel ve sektörel katkıları ne olacaktır?

Cevap : Yeni yayınlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nin eski Yönetmelikte net olmayan veya eksik olan hususları ortadan kaldıracak nitelikte düzenlemeler içerdiğini görmekteyiz. Yönetmeliğin hazırlanma sürecinde, Bakanlık yetkilileri yapılan önerileri dikkate alarak önemli düzenlemeler yaptı. Bu çalışmalar sonunda tarafların ortak mutabakatı ile yayınlanan Yönetmeliğin, sektörün beklentileri ve isteklerine cevap vermesini temenni ediyoruz.

Atık yağların, yaygın bir biçimde basit filtreleme ve renk açma işlemlerinden sonra içerisinde bulunan kirletici maddeler ve oksidasyon ürünleri temizlenmeksizin yasa dışı uygulamalara konu edilen faaliyetlerin boyutunun yaklaşık 50-200 milyon dolar büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Bu tür lisanslı/lisanssız işletmeler tarafından toplanan ve geri kazanıldığı ifade edilerek piyasaya sürülen rafine edilmemiş atık yağların, çevreye verdiği zararların toprak, hava ve su kirliliğine yol açtığı ve insan hayatını tehdit eder nitelikte etkileri olduğu biliniyor.

Yeni Yönetmelikle, sektörün önemli problemlerinden olan kalitesiz veya düşük kaliteli yağ üretiminin önüne geçilmek üzere önemli düzenlemelerin yapıldığı görülüyor. Bu şekilde atık yağları kullanarak gerekli koruma özelliğine sahip olmayan yağların kullanması sonucu kullanım ömrü kısalan araç ve makinalara verilen zararın önüne geçilecek, standart dışı ve kontrolsüz geri kazanım sonucu meydana gelecek çevre kirliliğine mani olunacaktır.

Yeni Yönetmelikte yapılan düzenlemeyle, “Rafinasyon ve Rejenerasyon Tesisleri” olarak yeniden tanımlanan tesislerin 75/439/EEC sayılı AB Atık Yağlar Direktifi’nde belirtilen nitelikte rafinasyon ve rejenerasyon yaparak, orijinal baz yağ kalitesinde ürün imal etmesi zorunluluklarının bulunduğu görülüyor. Bu zorunluluk piyasaya sürülecek ürünün insan ve çevre sağlığını tehdit eder nitelikte kirletici içermeyen bir madeni yağ olmasını zorunlu kılıyor. Bu tesislerde kullanılacak teknolojinin ve tesisin teknik kriterlerinin belirlenmesinin ve zorunlu standart olarak yayınlanmasının Yönetmeliğin işleyişini kolaylaştıracağını düşünmekteyiz.

Atık yağdan üretilecek ürün ile ilgili Yönetmelikte yapılan düzenlemeler, insan ve çevre sağlığını tehdit eden baz yağ üretiminin önüne geçecek nitelikte. Ancak denetimde yaşanabilecek yetersizlikler, bu Yönetmeliğin işleyişini tehlikeye sokacaktır.

Yönetmeliğin 23. maddesinde belirtilen “Rafinasyon ve Rejenerasyon Tesisleri”nin lisanslandırılması işinin, EPDK tarafından yapılacak olmasının önemli bir anlamı olacaktır. Sahada yaygın bir denetim ekibine sahip olan EPDK’nın yapacağı lisansa uygun faaliyetin devamına yönelik kontrollerin, Yönetmeliğin işleyişine önemli katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.

Yeni Yönetmeliğin hedeflenen amaca ulaşması için; yapılan tüm düzenlemelere rağmen yasal olmayan yollardan; atık yağları toplayan, rengini açarak piyasaya süren, kamyon garajlarında veya fuel oile katılmak sureti ile yakıt olarak satmaya devam eden lisanlı ve lisanssız işletmelerin faaliyetlerinin, önümüzdeki dönemde adli ve idari makamlarca daha etkin bir şekilde kontrol edilerek denetim alınması gerekiyor.

Soru : Türkiye’deki uygulamaların AB müktesebatı ve uygulamaları ile karşılaştırır mısınız?

Cevap : 75/439/EEC sayılı AB Atık Yağlar Direktifi, atık yağların beratafı hususunda ana çerçeveyi belirlemiştir. Ülkeler bu direktif çerçevesinde kendi politikalarını oluşturmak ve Avrupa Birliği’ni bilgilendirmekle yükümlü. Üye ülkeler AB çerçeve direktifi içinde yer almak koşuluyla, belirledikleri politikalar doğrultusunda farklı uygulamalar yapmakta. Bu şekilde bakıldığında bazı ülkeler, rafinasyon tesislerinin maliyeti nedeniyle, atık yağların enerji değerinden yararlanmak üzere kullanımını desteklemekte veya Almanya gibi ülkelerde görüldüğü üzere, üst düzey teknolojiye sahip rafinasyon tesislerinin AB destekli olarak kurulumu teşvik edilmektedir. Atık yağların toplanmasıyla ilgili olarak genel anlamda yağ üreticisine sorumluluk verilmemekle birlikte üreticinin sorumlu kılındığı ülke örnekleri de bulunuyor.

AB Mevzuatı’na uyum yasaları çerçevesinde 21 Ocak 2004 tarihinde yayınlanan Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği, ülke gerçekleri, sektörün beklentileri ve “Özel Atık Yönetimi Alanında Türkiye’nin Kapasitesinin Güçlendirilmesine İlişkin Türk – Alman Eşleştirme Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, 30 Temmuz 2008 tarihinde yenilenerek yürürlüğe koyuldu.

Avrupa ülkelerindeki toplama miktarları ile ilgili edinilen bilgilere göre atık yağ toplama oranın en yüksek olduğu ülkelerin İngiltere ve Almanya en düşük olan ülkenin ise Yunanistan olduğu görülmektedir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde toplanan atık yağların 24 % ünün ürün olarak geri kazanım, 48 %’inin enerji değerinden yararlanmak üzere geri kazanım işlemlerine tabi tutulduğunu 28%’inin ise kayıt altına alınamadığını görülmektedir. CONCAWE (Conservation of Clean Air and Water in Europe( Report no:5/96)

Türkiye’de yıllık 250 bin ton atık yağ oluştuğu kabul edilirse bunun yaklaşık 14% ‘ünün kayıt altına alındığı görülmektedir. 2007 verilerine göre toplanan atık yağların 7 %’si ürün olarak geri kazanım, 7 %’inin enerji değerinden yararlanmak üzere geri kazanım işlemlerine tabi tutulduğunu 86 %’inin ise kayıt altına alınamadığını görülmektedir.

AB üyesi ülkelerde toplam Baz Yağ Rafinerisi sayısı 20’dir. Sadece Ülkemizde Rafinasyon ve Rejenerasyon tesisi lisansına sahip 20 işletme bulunuyor olması ise dikkat çekicidir.

AB üyesi ülkeler tarafından uygulanan ve desteklenen “Atık Yağ Geri Kazanım Faaliyetleri” modern teknolojilerle yenilenen, atık yağdan üretim yapan işletmelere ciddi sorumluluklar yükleyen “Kalite Güvence Sistemi” içinde bir yapılanmadır. Bu çerçevede AB uygulamalarında atık madeni yağların sadece endüstriyel ölçekli baz yağ rafinerilerinde işlenmesine müsaade edilmektedir. Ülkemizde de benzer bir uygulama yapılmalıdır.

Soru : Mevcut düzenlemelere ek olarak alınması gereken tedbirler nelerdir?

Cevap : Mevcut düzenlemelere ilave olarak alınacak tedbirlerin başında denetimler bulunuyor. Yönetmeliğe aykırı uygulamaların cezalandırılmadığı bir ortamda, hedeflenen başarıya ulaşılması mümkün olmayacaktır. Belediyelerin atık motor yağlarının toplanması konusunu öncelikli gündem maddeleri arasına almaları gerekiyor. Bazı belediyeler atık motor yağlarının toplanması hususunda gerek toplumun bilinçlendirilmesi gerekse işletmelerin denetiminde etkin bir rol üstleniyor. Belediye personelinin yaptığı denetimler atık yağların toplanmasına son derece önemli katkı sağlıyor.

Çeşitli kamu ve özel kuruluşlar, atık yağları ihale yoluyla veya ücret karşılığı satması, Yönetmelikte yasaklanmasına rağmen yapılan yaygın bir uygulama olarak devam ediyor. Atıkların çevre ve insan sağlığına verdiği zararları düşünmeksizin, atıklarını satarak yüksek gelir elde etmek gayretindeki işletmelerin Yönetmelik hükümleri dışında hareket ederek gerçeği yansıtmayan kategori test raporları düzenlettiği ve özellikle atıklarını birinci kategori olarak gösterme gayreti içine girdikleri görülüyor. Bunun sonucunda Türkiye’nin bir ucunda çıkan atık yağlar, başka bir ucunda bulunan İşleme Tesisi tarafından satın alınarak, taşınıyor. Bu durum Yönetmeliğin 7. maddesine göre “atık yağların en yakın lisanslı işleme ve bertaraf tesisine teslimi” ile ilgili Yönetmelik hükmüne aykırıdır. Yönetmeliğin bu maddesinin takibi ve kontrolü “İl Çevre ve Orman Müdürlükleri”nin görev ve yetkileri arasında.

Soru : Türkiye Madeni Yağ endüstrisi hakkında bilgi verirmisiniz?

Cevap : Türkiye yurt içi toplam madeni yağ tüketimine (Tablo1) ilişkin olarak Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2004 yılına kadar yayınlanmış veriler bulunmaktadır.

Tablo 1: Türkiye Yurt İçi Madeni Yağ Tüketimi

Yıllar

1999

2000

2001

2002

2003

2004

Toplam Tüketim (ton)

387.994

489.841

335.350

412.612

489.892

562.655

Kaynak: PIGM “Petrol İşleri Genel Müdürlüğü”

2005 -2008 yılları arasında Türkiye’de tüketilen toplam madeni yağ rakamına ilişkin aynı sistem içinde derlenmiş bir veri bulunmamakla birlikte baz yağ tüketim miktarları (Tablo2) için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun yayınlamış olduğu ve aşağıdaki tabloda verilen rakamlarda mevcuttur.

Tablo2: Türkiye Baz Yağ Tüketimi

Yıllar

2005

2006

2007

Toplam Tüketim (ton)

552.663

613.213

729.600

Kaynak: EPDK “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu”

EPDK tarafından ilan edilen Madeni Yağ piyasasında faaliyet gösteren firma sayısı hâlihazırda 205’dir. Bunun yanı sıra PETDER’in girişimi ile bağımsız bir gözetim ve denetim şirketi olan PWC tarafından hazırlanan sektör raporları AKPET, ALPET, BP, CASTROL, EXXONMOBIL, OPET, POAŞ, SHELL, TOTAL firmalarının gönüllü katılımı ile sağlanan ve toplam madeni yağ pazarının yaklaşık % 80’lik bölümünü temsil ettiği tahmin edilen ürün bazında madeni yağ tüketim verileri bu konuda referans olarak alınabilir.

Tablo 3: Madeni Yağ Yurt İçi Tüketimi

Toplam (ton)

2005

2006

2007

Transmisyon Yağları

21.235

24.426

23.800

Kimyasallar (Antifriz, Hidrolik Fren)

32.296

34.889

27.399

Endüstriyel Yağlar

101.636

102.159

107.037

Deniz Yağları

26.652

26.982

26.759

Gresler

11.651

13.138

12.730

Motor Yağı

146.988

158.595

150.256

Toplam Madeni Yağ Üretimi (9 şirket)

340.457

360.189

347.981

Motor Yağı Pazar Payı % (9 şirket)

82 %

%82

%82

Tahmini Hesaplanan Yurt İçi Tüketim (ton)

425.000

450.000

435.000